20 Ağustos 2009 Perşembe

Ben doğduğum günden beri aynı günü yaşıyorum bu ülkede !


Pek muhterem ve sayısı pek fazla olmayan takipçilerim; bir başka yazıyla karşınızdayım J

Bu aralar sürekli içimi yiyen bir şey var. Sürekli zihnimde buradan, bu ülkeden git diyen iç ses beni çelişkilere sürüklüyor. Bu güzellikleri eşsiz, kaynakları sonsuz ve her metrekaresi mücadele kokan topraklardan nasıl olurda uzaklaşmayı diliyorum diye kendimi engellemeye çalışsam da bazen tekrar başa sarıyor her şey içimde.

Kriz doğduğumuzda vardı büyürken vardı hadi okullar okuyup mezun olduk yine huzurlarımızda. İş için her kapıyı vuruşumuzda yüzümüze kapanıyor kapılar. Tam diyoruz ki tamam yolunda gidiyor her şey en azından ülkemiz, kendimiz yetiyoruz kendimize ama yok gene gün gelip devran mutlaka dönüyor başa sarıyoruz daktilo gibi…

Nereye gidiyoruz? Neler oluyor? Soruyoruz ama cevaplar koca bir sessizlik… Daha doğrusu içinde ses olmayan koca bir gürültü ve bunu sorgulamaya bile yetmiyor gücümüz. Bir yandan sömürgeleşirken bir yandan beyinlerimizi sömürüyoruz... Bir yandan yükselirken, bir yandan dibe çekiliyoruz… Ben sanki doğduğum günden beri aynı günü yaşıyorum bu ülkede. Artık ne bedenime ne zihnime sığmıyor tüm bunlar asla bu çelişkiden kurtulamayacağımı biliyorum ama aynı günü yaşamaya daha fazla tahammül edilemeyeceği de bir gerçek.

Hep derdim kendime Atatürk gibi idolü olan bir ülkede doğmak bir şans ve onun için hep daha iyi ve güçlü olmalıyız çünkü her şey hep zor oldu bugüne kadar ama ardından geçen 85 yıl sonra her şey ilk günkü gibi. Gene zor, gene zor… atılan adımların aşılan zorlukların hiçbir değeri yok.

Tüm bunlar beni başka sorunlara ve başka üzüntülere boğuyor. Kendimi geliştirememek, uzmanlaşamamak ve hayatı hep ertelemek … halbuki yarının ne garantisi var ? L Her gün bir ertesi günün güzel olacağıyla kendimi kandırmaktan artık yoruldum ve sıkıldım. Kanmıyorum artık kandıramıyorum kendimi evet bende o toplumca bunalıma giren kısmın bir parçasıyım artık. Elimden tutacak biri olsun istiyorum, evet başardın aferin diyecek biri olsun… ya da sana uygun olmasa da bak bu da bir başlangıçtır diyebilmek. Ömrümce herkesten önce başarmak, koşmak, çabalamaktan dolayı yerimde saymak beni çıldırtıyor ve hatta üzüyor. Sanki hızla giden arabam aniden bataklığa saplanmış gibi …

Her şey güzel olacak mı?

Hiç yorum yok: